9 Nisan 2010 Cuma

İtirazın İki Şartı

İtirazın İki Şartı

çok olmadığımız kesin
çok olan tarafta değiliz
çok olan tarafta olmayacağız
türkiye'de kürt olacağız
kürtlerde ermeni
ermenilerde süryani
gidip almanya'da türk olacağız
hollanda'da surinamlı
fransa'da cezayirli
iran'da azeri
amerika'da zifiri zenci olacağız
çoğalan zencide mutlaka kızılderili
israil'de filistinli
köpeğin karşısında kedi
kedinin karşısında kuş olacağız
kuşun karşısında börtü böcek
hakemler hep karşı takımı tutacak
ve biz hep yedi kişiyle tamamlayacağız maçı
çiçeklerden kamelya olacağız
az kolumuzun tarafında solda olacağız
bu itirazın ilk şartı
solda da az olacağız
devrimi çoğaltırken çünkü
bir başka devrime hızla azalacağız

bu da itirazın ikinci şartı

Nevzat Çelik

Masum

Huzursuz yaşamında devamlılık ilkesini benimsemiş artık. Süreçte duraklama yok, aynen devam. İşgale uğramış Ortadoğu toprakları gibi şimdi. Çaresizce savunuyor kendini, her gün bir pimini çekiyor göğsündeki bombanın. Aklı selim olmak, mantıklı olmak belki de en büyük dayanma gücü. Binasının temeli buna dayanıyor. Gerçekçilik ve karamsarlık ise bu binanın çatı katı. Güvensizlik depremiyle her an yıkılabilecek bir binada insanın tüm savunma mekanizmasını demirden rasyonelliğe kurması ne kadar acı. Soyuttan somuta geçişler ve ara ara dalmalar. Kopuş bir an gerçekten, 2 saniyelik kaçışlar. Tahammül göstermek insani davranışlara, tolere etmek tüm ahlaki yanlışları ve en temelinde karşındakinin de insan olduğunu unutmamak. O kadar zor ki bu insancıl duyguları yaşamak, sanki hapishanedeki tek masum mahkum senmişsin gibi hissedersin. Kaçış kelimesi dahi masumiyetine gölge düşürecekken nasıl masum olduğunu düşünürsün peki?

AntiStar – Şubat 2008

8 Eylül 2007 Cumartesi

Resistance of AntiStar

Kün dışarı çıktı.Yaşadığı ve yaşayacağı en kötü güne hazırmış gibi çıktı.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok insan var.
Ne kadar çok yaşlı var.
Ne kadar çok genç var.
Ne kadar çok çocuk var.
Ne kadar çok sevgili var.
Ne kadar çok Türk var.
Ne kadar çok Kürt var.
Ne kadar çok Ermeni var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok işçi var.
Ne kadar çok patron var.
Ne kadar çok fabrika var.
Ne kadar çok sendika var.
Ne kadar çok para var.
Ne kadar çok hisse var.
Ne kadar çok şirket var.
Ne kadar çok yönetici var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok bina var.
Ne kadar çok ev var.
Ne kadar çok bulaşık makinesi var.
Ne kadar çok buzdolabı var.
Ne kadar çok çamaşır makinesi var.
Ne kadar çok bilgisayar var.
Ne kadar çok televizyon var.
Ne kadar çok kanal var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok okul var.
Ne kadar çok öğrenci var.
Ne kadar çok öğretmen var.
Ne kadar çok ders var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok yol var.
Ne kadar çok trafik ışığı var.
Ne kadar çok araba var.
Ne kadar çok otobüs var.
Ne kadar çok dolmuş var.
Ne kadar çok taksi var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok alışveriş merkezi var.
Ne kadar çok mağaza var.
Ne kadar çok marka var.
Ne kadar çok ayakkabı var.
Ne kadar çok elbise var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok sokak var.
Ne kadar çok pavyon var.
Ne kadar çok genelev var.
Ne kadar çok fahişe var.
Ne kadar çok pezevenk var.
Ne kadar çok bar var.
Ne kadar çok şarkı var.
Ne kadar çok şarkıcı var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok kitap var.
Ne kadar çok yazar var.
Ne kadar çok fikir var.
Ne kadar çok mahkeme var.
Ne kadar çok yargıç var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok cami var.
Ne kadar çok imam var.
Ne kadar çok inanan var.
Ne kadar çok din var.
Ne kadar çok kitap var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok asker var.
Ne kadar çok komutan var.
Ne kadar çok parti var.
Ne kadar çok politikacı var.
Ne kadar çok otorite var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok ses var.
Ne kadar çok harf var.
Ne kadar çok kelime var.
Ne kadar çok dil var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok ülke var.
Ne kadar çok millet var.
Ne kadar çok bayrak var.
Ne kadar çok savaş var.
Ne kadar çok direnişçi var.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.

Ne kadar çok yalan var.
Ne kadar çok ikiyüzlülük var.
Ne kadar çok utanmazlık var.
Ne kadar çok çıkar var.
Ne kadar çok insan var.

Ne kadar yazık dedi içinden.
İlk cümle gibi kitabın içinde.Bilmez o olmasa da yazılacaktır kitap başka bir başlangıç cümlesiyle.

Ne kadar vahim dedi içinden.
An gibi zamanın içinde.Bilmez ne yaparsa yapsın geçip gidiyor ve yaklaşıyor sonu.

Ne kadar kalabalık dedi içinden.Balık gibi okyanusun içinde.Bilmez derinliğini ve büyüklüğünü yüzdüğü suyun.

Kün eve döndü.Yaşadığı ve yaşayacağı en kötü günden kaçar gibi döndü.