9 Nisan 2010 Cuma

Masum

Huzursuz yaşamında devamlılık ilkesini benimsemiş artık. Süreçte duraklama yok, aynen devam. İşgale uğramış Ortadoğu toprakları gibi şimdi. Çaresizce savunuyor kendini, her gün bir pimini çekiyor göğsündeki bombanın. Aklı selim olmak, mantıklı olmak belki de en büyük dayanma gücü. Binasının temeli buna dayanıyor. Gerçekçilik ve karamsarlık ise bu binanın çatı katı. Güvensizlik depremiyle her an yıkılabilecek bir binada insanın tüm savunma mekanizmasını demirden rasyonelliğe kurması ne kadar acı. Soyuttan somuta geçişler ve ara ara dalmalar. Kopuş bir an gerçekten, 2 saniyelik kaçışlar. Tahammül göstermek insani davranışlara, tolere etmek tüm ahlaki yanlışları ve en temelinde karşındakinin de insan olduğunu unutmamak. O kadar zor ki bu insancıl duyguları yaşamak, sanki hapishanedeki tek masum mahkum senmişsin gibi hissedersin. Kaçış kelimesi dahi masumiyetine gölge düşürecekken nasıl masum olduğunu düşünürsün peki?

AntiStar – Şubat 2008

Hiç yorum yok: